Kapıdan içeri girdiğinizde üstünüze kasvet oturur, ışık hüzmelerinin belirdiği yerlere baktığınızda uçuşan tozlar görürsünüz, kırık pencerenin ucundan giren hava, bir akım yaratarak o tozları size kadar getirir, boğulursunuz, huzursuzluk çöker benliğinize, kaybetmişlikle burun buruna gelirsiniz, o ev kaybedendir zaten, ya siz, siz nesiniz ki, evden farklı mısınız, bu ev sizin zaten, başka ne ile karşılaşmayı bekliyordunuz ki, bilemiyorum, bilemem ben, alnınıza sıcak basar, sıcaklık içinize akar, kalbinize ulaşır, kalbiniz sıkışır biraz, merak etmeyin sonra geçer, insan her şeye alışır zamanla, her şeye, ama hissedilen pişmanlık gitmez işte, yalnızca üstü kapanır, bu evde yaşananlar da öyle, yaşandı ve bitti dersiniz ama baktıkça üzülürsünüz, bilirim elden ne gelir ki, ama yine de dokunur işte, bazen lanet edersiniz, kirli iğrenç duvarlara vurmak istersiniz, parçalamak istersiniz kollarınızla yumruklarınızla, ama nereye kadar parçalayacaksınız ki, elinizde yalnızca bu ev var, bu ev olma...
Yorumlar
Yorum Gönder